Herhalde dünyada yalan söylenmesinden dert yanmayan kimse yoktur. Ama aynı kişilerin hayatında az ya da çok yalan vardır. Ya da kimse dedikodusunun yapılmasından hoşlanmaz ama kendi yapar. Herkes gerçekleri ister, duyunca da mutsuz olur. İnsan oğlu ne kadar garip..
Gazete ya da tv de gördüğümüz insanlara dobra diyoruz, sözünü esirgemez diyoruz. Kendi hakkını yedirmeyip savunanlara gıpta ediyoruz. "Amerika'da benzin fiyatı 1 cent artınca insanlar ayaklanmış, ya da elektrikler kesilmiş, bilmem kim istifa etmiş.. Helal olsun" "Biz koyunuz milletiz, Aziz Nesin doğru söylemiş salağız biz salaak" şeklindeki çümleler ve devamını çok duymuşuzdur. Ama iş başa gelince onlardan bir farkımız olmuyor. Hakkını ya aramaz ya da arayan birinin ardına sığınırız. Arayan da göze batar.. Yakıştırmayı yaparız "asi bu" diye.. mesela bana ilkokuldan itibaren "sen avukat olmalısın" şeklinde yorumlar gelirdi. İlk başta çocukluk işte hoşa gidiyordu. Gel zaman git zaman aslında bunların ne kadar gaz kelimeler olduğunu anladım. Neden insanlar başkalarının üzerinden yaşar ki.. Neden o zamanlar hiç sormadım "beni avukat tutacağına sen söylesene" diye.. Bu söylediklerim kendini savunmaktan aciz ya da muhtaç kişiler için değil. Onlar için her zaman yaparım. Ama bazen herşeyi çok sorumluluğum altına aldığımı hissediyorum.Çok fazla rahatsız oluyorum ama engelliyemiyorum.




3 YoruM:
Yassscımm banada Şirkette sen gir davalara diye takılıyorlar.
Özeleştiri yapacak olursam dominant tarafım ağır basıyor ve herşey kontrol altında olsun istiyorum. Seninde öyle oldugunu düşünüyorum.
Sadece birazdaha kafaya takmamalıyız ve sabırlı olmalıyız.
EN basiti, ödemelerin hepsi benim beynimde kayıtlı olmadıgı halde eşim herşeyi bana sorar şu nezamandı bu böylemiydi diye başta zevkli oluyor herşey benden sorulur hissi ama sonra ağırlık çöküyor ve bom!
Karşı taraf yapamıyorsa yapana kadar kendi haline bırakmalıyız yoksa omuzdaki yük hergeçengün dahada ağırlaşıyor sanki..
ayıptır günahtır başlıkları altında susturulmadıkmı hep başta kendi içimizde anneye babaya karşı gelinmez kardeş küçük öğretmene saygısızlık yapma bunlar hangimizin hayatında yokku ?baskı baskı işte sonumuz üstadında dedigi gibi salak oluyoruz sonuçta .o kadar çok susturulmuşuzki ufacık karşılıklar bile sivrilik olarak algılanıyor artık.
Ben buna başkalarının bahçesindeki çimleri sulamak diyorum. Onların bahçesi yeşil kalıyor bizim çimenler sararıyor günden güne. Katılıyorum yazdıklarına Yasemincim. Sevgiler...
Yorum Gönder